• info@yasamobezitemerkezi.com
  • 0282 258 55 55
  • 0533 017 84 84

Tüp Mide Ameliyatı Ve Doğru Sanılan Yanlışlar

Tüp Mide Ameliyatı Ve Doğru Sanılan Yanlışlar

  Tüp mide ameliyatı, halk arasında mide küçültme ameliyatı olarak da bilinir. Son yıllarda çok fazla gündeme gelmesi, tecrübeli cerrahlarca yapıldığında ameliyat başarısının yüksekliği, hastalardaki gerek görsel, gerekse tıbbi yönde pozitif değişiklikler, bu ameliyata olan ilgiyi daha da artırmaktadır. Ancak diğer taraftan da bir o kadar da endişe ve soru işaretleri içermesi nedeni ile ameliyata olan negatif bakış açısı hiç de azımsanmayacak düzeydedir. Obezite Cerrahisi hızla gelişen ve tüm çevreler tarafından merak uyandıran bir daldır. Tedavi sonrası ulaşılan başarılar hem medyanın, hem halkın ilgisini çekmektedir. Her ilgi çeken durumda olduğu gibi obezite cerrahisinde de bir çok yanlış algının oluşması doğaldır. Her tıbbı yenilikte olduğu gibi bu cerrahi işlemede karşı, çok sayıda doğru bilinen yanlışlar gerek halk,  gerekse de meslektaşlarımızca üretilmiştir.
       Dilerseniz toplum içinde tüp mide ameliyatı için doğru sanılan bu yanlışları nedenleri ve sonuçları ile birlikte değerlendirelim:

 Midenin içine bir tüp yerleştiriliyor…İngilizce Sleeve Gastrectomy olarak bilinen bu prosedür, türkçeye tüp mide olarak çevrilmiş ve halk arasında bir anlam karmaşası doğurmuştur. Teknik olarak; normalde hacmi 1500-2000 cc olan bir mideyi, dikey düzlemde ve paralel olarak kesmek sureti ile, bir boru haline getirip 150-200 cc hacme düşürürüz. Bu şekilde mide hacmini %80-90 oranında küçültmüş ve açlık hormonu olarak bilinen ghrelin salınımınıda tamama yakın ortadan kaldırmış oluruz. Yani midenin içinde herhangi bir tüp bırakmayız.

Ameliyat olmak kolay yolu seçmektir…Herşeye hızla çare bulunan günümüz kültüründe yenilikler ‘’hayatı kolaylaştıran çözümler’’ olarak sunulurken; tıbbi çözümle, hele birde cerrahi bir prosedürle şişmanlığa çare bulmak, halk arasında "kolaya kaçmak" olarak görülür. Bu durumda unutmamak gerekir ki, kilo verme ameliyatları bir çok diyet ve spor denenmesine rağmen, ya kilo verememiş veya aksine verdiğinden daha fazla almış kişilere uygulanmaktadır. Yani sözüm ona zor yöntem zaten defalarca denenmiş olmalıdır. Yani ben hiçbir şey yapmadım ameliyat olayım da kurtulayım diye bir durum söz konusu değildir. Kaldi ki kilo kaybettirici ameliyatlarda da hazırlık, bağımlılık ve yaşam tarzı değişikliklerini içeren zorlu bir süreç vardır. Ama öncekilerden farklı olarak, bunları yaparken hayatınızda daha önce hiç veremediğiniz kilolara ulaşmanın motivasyonu göz ardı edilemez.

  1. Obezite ameliyatları çok tehlikelidir…Günümüzde hala birçok kişi bu ameliyatların yüksek oranda komplikasyon ve ölüm riski taşıdığını düşünmektedir. Kısa süre önce kaydedilen ilerlemelerle tecrübeli bir cerrahın elinde, safra kesesi, fıtık, reflü gibi ameliyatlarla aynı riski taşıdığı gerek tecrübemle gerekse de tıbbi literatürlerce de kanıtlanmıştır.
  2. Obezite ameliyatı sonrası dönem çok zor geçer…Obezite ameliyatları çoğu karın ameliyatlarında olduğu gibi laparoskopik (kapalı yöntem ile) yapılan, seçilen ameliyat tekniği ile 1 ila 1.5 saat arası süren ve hastanede kalış süresi ortalama 2 gün olan bir ameliyat yöntemidir. Ameliyat sonrası dönemde hastaların yaşadıkları ağrı ve günlük yaşam aktivitelerine dönme süresi bir safra kesesi ameliyatından farksızdır.
  3. Obezite ameliyatı sonrası diyet uygulayacak isem niye ameliyat oluyorum…                                                                                                          Kilo vermek adına uygulanan diyetler, teorik olarak çok başarılı olmakla birlikte pratik hayatta uygulaması zor ve ciddi sabır içeren bir süreçtir. Bu nedenle çoğu kişi tarafından ya yarıda bırakılır yada diyet proğramı tamamlandıktan sonra tekrar eski kilolar geri alınır. Biliyoruz ki; operasyon amacından biride, midenin açlık hormonu salgılayan kısmının alınması ve açlık hissinin azalmasıdır. Yani ameliyat sonrası dönemde diyete olan uyum düzeyi çok yüksek seviyelerdedir.  Hastalarımız, cerrah kontrolünde olmak kaydı ile ’’Bariatrik Diyetisyenlik’’ eğitimi almış diyetisyenlerce, diyet proğramlarına tabi tutulmaktadır. Hastalarımızdan edindiğimiz tecrübe ve onlardan sürekli duyduğumuz ise ‘’diyet yapmak hiç bu kadar kolay olmadı’’ şeklindedir.
  4. Obezite ameliyatları çok pahalı…Obezite bir görsel problem değildir, tıbbi bir hastalıktır ve beraberinde bir çok yandaş hastalığın birincil sebebidir. Hipertansiyon, diabet, kanser, adet bozuklukları, kısırlık, diz eklem bozuklukları, psikolojik bozukluklar...vs. Bunların tedavisi ve birde görsel güzellik için yapılan harcamalarla kıyaslandığında, obezite ameliyatlarına pahalı demek son derece acımasızlık olacaktır.
  5. Ameliyattan bir kaç yıl sonra mide eski halini alıyor ve  tekrar aynı kilolara çıkılıyor…Bir grup hastalarda gözlenen tekrar kilo alımı sebebi olarak bazı hastalar hatta hekimlerce tek neden olarak, mide büyümesinin gösterilmesi son derece yanlış bir bilgidir. İlgilenenler için son litaratürler"Disse E, et al. Dilatation of Sleeve Gastrectomy: Myth or Reality. Obes surg 2016 june 22" konuya açıklık getirmektedir. Tüp mide ameliyatı sonrası yetersiz kilo kaybının, geri kilo alımının nedenini, mide genişlemesi ile izah etmek, bilimsellikten uzak bir yorumdur.
  6. Obezite ameliyatlarından sonra ciddi vitamin ve mineral eksikleri oluşur…                                                                                                                   Bu tip ameliyatlar biz cerrahlar tarafından kabaca kısıtlayıcı, emilimi engelleyici veya kombine prosedürler olarak ayrılmaktadır. Hangi hastaya hangi yöntemi tercih edeceğimizi de hastanın sağlık durumuna göre karar verilmektedir. Bu bağlamda kısıtlayıcı tip ameliyatlarda vitamin ve mineral eksikleri çok ender görülmektedir ve görülenlerde de genellikle geçici olmaktadır. Ancak emilimi etkileyici ameliyatlarda ise görülme sıklığı daha fazladır. Bu nedenle ameliyat sonrası belli aralıklarla kontroller yapılır. Yani hasta bu ve benzeri durumlarda kendisi ile başbaşa bırakılmamakta ve gerekli tüm önlemler ve tedaviler obezite cerrahı tarafından uygulanmaktadır.                                                                                                                    

   Toplumda obezite cerrahisi ile ilgili bahsedemediğimiz daha nice yanlışlar söylenmektedir ve her gün yenileri eklenmektedir. Bu gibi durumlarda kulaktan dolma bilgiler yerine, profesyonel bir obezite cerrahına danışmanız çok daha doğru olacağı kanaatindeyim. 

Paylaş